Elektrikli Araç Yangınlarında Gizli Tehlike: Toksik Gazlar

Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yangın ve acil durum ekiplerinin karşılaştığı riskler de değişiyor. ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü’nün (National Institute for Occupational Safety and Health - (NIOSH)) Eylül 2026’da yayımladığı yeni rapor, elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryaların kaza sonrasında oluşturabileceği toksik gaz maruziyet risklerine dikkat çekiyor.

Rapora konu olan olay, 11 Nisan 2025 tarihinde Kaliforniya’da meydana geldi. Bir Tesla Model 3’ün ağaca çarpması sonucunda aracın batarya paketi ağır hasar gördü ve yüzlerce batarya hücresi yola saçıldı. Olay yerine gelen ekipler, lityum iyon hücrelerde termal kaçak gelişme ihtimalini değerlendirerek müdahaleyi ikinci seviye HAZMAT olayı (tehlikeli madde) olarak sınıflandırdı.

Tehlike Yangın Söndürüldüğünde Sona Ermiyor

Olayın dikkat çeken noktalarından biri, ana müdahale ve temizlik işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığının düşünüldüğü sırada yaşandı. Hasarlı elektrikli araç çekiciye yüklenirken bataryanın araçta kalan bölümü termal kaçağa girdi ve yoğun bir duman bulutu oluştu.

Bu sırada bazı itfaiyeciler kişisel koruyucu donanımlarını çıkarmış ve solunum cihazlarını kullanmayı bırakmıştı. Oluşan duman bulutu ekiplerin üzerine doğru ilerledi. Maruz kalan personelin bir kısmı ağızlarında “metalik” ve “keskin” bir tat hissettiklerini bildirdi. Beş itfaiyeci ciddi sağlık sorunları nedeniyle tıbbi yardım aldı. NIOSH incelemesinin gerçekleştirildiği 2026 ilkbaharında ise etkilenen dört personelin devam eden sağlık sorunları nedeniyle hâlâ görevine dönemediği belirtildi.

Raporda, bataryanın termal kaçak sırasında oluşturduğu beyaz dumanın klasik yangın dumanından farklı şekilde davrandığı da aktarılıyor. Olay yerindeki personelin ifadelerine göre yoğun duman yükselmek yerine zemine yakın şekilde yatay olarak ilerledi.

Lityum İyon Bataryalarda Termal Kaçak Nedir?

Termal kaçak, batarya hücresinin ürettiği ısının kontrol edilemez şekilde artması ve hücrenin bu ısıyı yeterince dağıtamaması sonucunda gelişen zincirleme bir süreçtir. Rapora göre bu süreç sırasında yalnızca yüksek sıcaklık değil; yanıcı gazlar, zehirli dumanlar ve ince partiküller de açığa çıkabiliyor.

NIOSH, elektrikli araç ve lityum iyon batarya termal kaçaklarında oluşan dumanın metaller, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, asit gazları ve florür içeren parçacıklar gibi çok sayıda kimyasal bileşen barındırabileceğini belirtiyor. Olay sırasında çevresel numune alınmadığı için itfaiyecilerin hangi maddelere ve hangi yoğunlukta maruz kaldığı kesin olarak belirlenemedi.

İtfaiyecilerde Uzun Süreli Sağlık Etkileri Görüldü

Duman bulutuna maske olmadan maruz kalan personelde ilk aşamada metalik tat, boğaz ve gözlerde yanma, öksürük, bulantı ve baş dönmesi gibi belirtiler görüldü. Takip eden haftalarda ise bazı personelde efor sırasında nefes darlığı, öksürük, yorgunluk, çarpıntı ve yüksek kalp hızı gibi sorunların geliştiği bildirildi. Dört itfaiyecide yaklaşık bir ay içerisinde yeni başlayan yüksek tansiyon ortaya çıktı. Daha sonraki aylarda ise bazı personelde konsantrasyon sorunları, irritabilite ve farklı ruh hali değişiklikleri raporlandı.

Bununla birlikte, NIOSH yalnızca beş kişilik vaka grubuna dayanarak lityum iyon batarya dumanına maruziyetin tipik sağlık etkilerinin kesin olarak belirlenemeyeceğini özellikle vurguluyor.

Elektrikli Araç Yangınlarında Yeni Risklere Hazırlıklı Olmak Gerekiyor

NIOSH raporu, elektrikli araç yangınlarında tehlikenin yalnızca görünür alevlerden ibaret olmadığını gösteriyor. Hasarlı lityum iyon bataryalar müdahalenin ilerleyen aşamalarında veya araç taşınırken yeniden termal kaçağa girebilir; toksik gaz ve partiküller ise yangın görülmese dahi ciddi bir toksik gaz maruziyeti riski oluşturabilir.

Elektrikli araçların trafikteki sayısının artmasıyla birlikte yangın güvenliği stratejilerinin de bu yeni risklere göre güncellenmesi önem kazanıyor. Özellikle olay yerindeki solunum korumasının ne zaman sonlandırılacağı, güvenli bölgenin nasıl belirleneceği ve hasarlı bataryaların nasıl taşınacağı gibi konuların önceden tanımlanmış prosedürlerle yönetilmesi, müdahale ekiplerinin güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

Kaynak: NIOSH